Öylesine işte :) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öylesine işte :) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2013 Cuma

deneme



Telefondan bloğa konu açma denemesi:)

Evdeki net dakka dokuz gidince( on gündür gelip yapacaklar :@ )
Başka çareler aramak lazım diye düşünüp deneme yaptım. .
Sanırım oluyor
Hihihi :)
Herkese hayırlı cumalar :)

26 Mart 2013 Salı

KOMŞU KIZI HATİCE'NİN SOFRASI

Komşu günleri tam hız devam etmekte..
Geçen hafta perşembe günü, komşu kızı Hatice'nin evindeydik... 
Aynı apartmanda oturmuyor ama az biraz ilerimizde evi...
Hem yürüyüş, hem gezme yaptık...
Bir taşla iki kuş :)

Her zaman olduğu gibi, sofranın baş kahramanları salatalar...
Hem hafif, hem lezzetli...

Sezar, salata,pancar salatası, mevsim salata,Zeytinyağlı barbunya...



Artı, su böreği, ıspanaklı gül börek ve annemin yaptığı patatesli pazı sarması vardı tuzlu olarak...


İki renkli kurabiye vede çilekli pasta da tatlılarımızdı...
Pasta tamamen kafadan atmaymış..
Ama çok lezzetliydi...
Aradaki kremayı ben krem şanti sandım yerken ama bildiğin muhallebiymiş..:) 
Çok güzeldi yani...

Peçetelerimiz nasıl ama...
İnsan kullanmaya kıyamaz...
Hemen aldık sofradan, kirlenmesin diye :) 

Bu paspasın sofrayla hiç bir alakası yoktur...
Banyosunda serili görünce aldım fotosunu çektim :) 
Bunu işlediği zamanı hatırlıyorum ben 
Ben mini mini birler, çalışkan ikilere giderken işliyordu bunu...
Çuval bezi üzerine işlenmiştir...
O kumaşın adını da dedi de unuttum ben şimdi... 
Böyle işte... 
Bir perşembe buluşması da böyle geçti:)




12 Mart 2013 Salı

GEZMECE- TOZMACA ve BEKLEDİĞİM KİTAPLAR GELDİ :)


Geçen hafta cuma günü, gezmece- tozmaca yaptık annemle... 
Aslında rütin tahlil sonucu göstermek için Samatya'ya gitmiştik...
Hazır yolu yarılamışken biraz da turlayalım dedik, atladık taksiye, ver elini Beyazıt...
Hava bol güneşli ama soğuktu o gün.
Biraz dıdıdıdıdı yapayapa girdik Beyazıt meydanına :) 


Güneş'in keyfini en iyi çıkaran bu kuşlardı sanırım :) 



Sahafların girişi burası... 
O ağacın altında ne güzel çay içilir yazın :) 


Şöyle göz ucuyla, yabancı kaynaklı takı kitapları aradım ama göremedim... 
Annemle, teyzem de önden koştur koştur gidince, bende peşlerine düştüm mecbur :) 



Kapalıçarşı'nın içinden iki kare fotoğraf almassak olmazdı tabi :) 



Sonra yönü, mısır çarşısına doğr çevirdik... 
Önden giden annem :) 





Yol üzerinde kürkçü hana uğrandı, şal ve torunlar için yünler alındı :) 
Kürkühanda o kadar çok yün var ki, hangisini alacağını şaşırıyor insan
Ben bazen bu kadar çok çeşit içinden hiçbişey almadan da çıktığım oluyor 
Kafam karışıyor çünkü :) 



Bunlarda eminönünün keçileri :) 
Hazır Eminönü'ndeyken incik boncukta alındı tabi :) 

Sonrası malum atladık otobüse ve evimize geldik... 



amazon.com'dan sipariş verdiğim kitaplarım da gelmiş 
Bi sevindirik oldum ki anlatamam... 
Hem de uygun fiyata aldım...
Hani bizim ülkemizde hobi kitaplarının( şöyle güzel bişey almak istersek) birine vereceğiniz fiyata kargo dahil iki kitap geldi :)
Böyle işte
Benden haberler bunlar
Sizde ne var ne yok bakalım :)

27 Şubat 2013 Çarşamba

MUTFAKTA MUTLUYUM

Zaman su gibi akıp gidiyor ve biz o suyun içinde boğulmadan denize ulaşmaya çalışıyoruz.
Çoğu insan, -buna ben de dahil-zamansızlıktan yakınırız...
Aaaa ne çabuk hafta sonu oldu, ne çabuk ay sonu geldi vs.
Dünya kurulduğundan beri zaman hep aynıysa acaba biz mi zamanı doğru kullanamıyoruz...
Yada fuzuli işlerin peşinde koşmaktan, hayatın kendisini mi kaçırıyoruz... 


Haftanın üç günü Kuran kursuna gidiyorum, biraz ruhumu dinlendiriyim istiyorum... 
Hani hayatın kendisinden bir nebze olsada tutmak için... 
Birbuçuk saatlik bir terapi... 

Sonrasında rutin işlere devam... 
Bu aralar pek faal bir dönemdeyim... 
Haftanın ilk üç gününün ardından, perşembeleri komşu günümüz oluyor bizim... 
Daha önce bahsettiğim üzre, bizim apartmanın zamana inat hala komşuluk bağı kuvvetle devam etmekte... 
Geçen hafta cuma günü de, komşu kızının pastacılık kursuna gittim...
Çikolatalı sufle yapımı vardı, bende hemen koştum tabi...
Harika bir sufle yaptık ki, inşaAllah evde yapıp yayınlayacağım... 
Misafir diye gittim ama beni kadrolu öğrenci yaptılar, bakalım bir aksilik olmassa bundan sonra cuma günlerimde pastacılık üzerine dolmuş oldu... 

Biraz daldan dala atlayan bir post oldu farkındayım ama bugünde böyle olsun istedim...:D




Yapı itibariyle biraz tutumlu olsam da, kitaba verdiğim paraya hiç acımam...
İşleme, yemek, örgü, roman,dini kitap vs. hiç fark etmez... 
Bana birşeyler öğretecekler sonuçta... 

Yeni yıla girerken Dr.oetker'in sanal mağaza'sında dolaşırken karşılaştım bu üç güzel kitapla... 
Kırmızı kutu hediyesi de cabası... 
Kitaplarda birbirinden güzel bir dolu tarif var... 
İki-üç gün içinde kapınızda, kargo ücreti de yok 
Daha ne olsun... 
Mutfakta mutluyum :) 


Çok uzattım farkındayım, biraz da tuhaf bi post oldu onunda farkındayım..
Benim uykum geldi onunda farkındayım :D 
Herkese huzurlu bir akşam dilerim... 



3 Şubat 2013 Pazar

BİR MİMOZA ÖYKÜSÜ



Daha evvel yüzotuzbin kere söylediğim üzre sülalece ( anne tarafımdır kasıt) nakış işlerine düşkünüzdür biz... 
Özellikle annem ve onun bir numara küçüğü teyzem bu konuda abartıya bile kaçmış durumda... 
Annem der ki, bizim zamanımız da yokluk vardı, öyle herşeyi her istediğimiz zaman alamazdık, iki parça işleme yapmak için günlerce eldiven dikerdim parasıyla kumaş, ip alır bir heves işlerdim...
Şimdi herşey elinizin altında ama yapan yok... 

O zamanlardan kalma sanırım annemdeki paranı biriktir en iyisini al kuralı... 
Ben doğduğumda annem bana çeyiz düzmeye başlamış bile.... 
Yaşımı doldurmadan masaörtüsü örülmüş sandıktaki yerini almış çoktan :) 
Sonrasında üç beş derken doldurmuş sandığı epeyce... 
Lise zamanlarımda keşfettiği bir çeyiz mağazasından işlemeli bir dolu birşey almıştı... 
Şu mimozaya bi gelemedim hee :D 
Vel hasıl o zamanlar alacağı şeyi bana sorardı, şunu alıyım mı sana, bunu alıyım mı sana... 
O zamanlar tabiii bizdeki akıl beşbuçuk biraz da utangaçlık var tabi :) 
Gerek yok alma diyip durdum...
Aldığı şeyin çoğunu da geri verdirdim... 
Aldığı nevresim takımlarından biri mimozalıydı... 
Şahane bişeydi... 
Ama ne gerek var diye geri verdirdim onu ben 
Annem,olsun dursun bak daha bulamayız dediysede yok dedim geri ver...
Sonrasında biraz daha büyüyüp aklım başıma gelince :) mimozalı bir sürü örtü gördüm o mağazada...
Salon için, mutfak için vs... 
Ne gereği var diyen ben aklım o mimozalarda kalınca hepsini aldırdım anneme :D 
Bu sefer annem dedi ne gerek var almayalım ama aldı :) 
Meğer o nevresim takımını da vermemiş, şimdi yer gök mimoza oldu :D 
İyiki de aldırmışım, şimdi o işlemeler yok artık...

*****

Yukardaki yastık aslında masaörtüsü olarak tasarlanmıştı... 
Ham keten bulunca anneme aldırdım, sonrasında mimozalı bir model de bulunca nakış kitabımda ( şimdi o kitap kayıp, izinsiz alan kişi sana da bi faydası olmasın )  anne dedim bunu işlermisin...
Sen işle dedi, ben tohum işi yapamıyorum dedim..
Sen ben sen ben derken ihaleyi anneme aldırdım :D 
dört tarafı işlemeli kare bir örtü olacaktı serde ama annem iki tarafını işleyip bıraktı :)
Ben de tamamlamayınca yastığa dönüştü örtü... 
Bide bu yastığın renkleri farklı olanı var yani... 

El işlerimi yaptığım ve bazende pineklediğim köşem... 
Mimozalı yastığımla mutlu mesut yaşayıp gidiyoruz yani her ne kadar biraz cılkı çıksada sırtımda :D 
Herkese keyifli pazarlar .....


23 Aralık 2012 Pazar

BİR HAFTA DAHA BİTTİ...

Bir hafta daha bitti, iyisiyle kötüsüyle...
Günler, peşinden atlı kovalıyormuş gibi koşuturup bitiyor hemen...
Hatta koca bir sene daha bitti  ve ben hiç birşey anlamadım bu seneden...
Senenin en sevdiğim zamanları kış ayları...
Sıcakla aram hiç iyi değildir, hiç olmadı, olacak gibi de gözükmüyor :) 
Perşembe günü kar yağdı ya İstanbulda benim bayramım vardı :) 
Neden bu kadar severim bilmiyorum ama çocuklar gibi şen olurum ben kar yağdığında :) 
Cuma günü Eminönü'ne gitmeye niyetlendim ama tek gitmeyede gözüm yemedi açıkçası...
Cumartesi günü kuzenle düştük yollara.. 
Çokta soğuktu ama olsun :) 

Her gittiğimde illaki çekerim Yeni Camii'nin fotosunu 
Ve de mısır çarşısının girişini :) 
O kadar soğuktu ki üşendim dakkada bir foto çekmeye anca bunları çektim 

Haaa bide sıraya girmiş kuşları... 
Benim makinanın zumu iyi olmadığı için uzaktan uzaktan çıktılar kumrular....
Başıma kısmet konmasın diye fazla da uğraşmadım :) 

Gideceğim yer belli olduğu için( kristal boncukçular tabiki de :) ) çok fazla oyalanmadan halletim işimi...
Gel gör ki yollar tıkalı olduğu için dönüş çileydi benim için....

İliklerime kadar üşüyünce akşama salep pişiridim en ev yapımı olandan...
Yanında da harika mı harika, mis gibi mi miss kurabiyelerim vardı ki onlarıda ben yaptım ve de paylaşacağımdır ilerleyen günlerde...
Epeyce uğraştıran vede boncukları bittiği için kar kış Eminönü yollarına düşüren kolyeciğimi yaptım bir güzel.

Bugünde bilimum hasta ziyaretleri falan derken bitti...
Vede haftayı bitirmiş olduk böylece...
Bakalım önümüzdeki hafta neler gösterecek Mevla bize, ömrümüz var ise tabii....
Herkese sağlıklı, mutlu, huzurlu bir hafta diliyorum....



15 Aralık 2012 Cumartesi

DİKİYORUM EFENDİM

Evde dikilmeyi bekleyen bir büyük çekmece dolusu kumaş var...
Çoğu çarşamba pazarından alınma 
Eğer denk gelirseniz, harika kumaşlar bulabilirsiniz çarşamba pazarında ama her hafta takip etmeniz gerekiyor...
Bazı tezgahlarda kupon kumaşlar oluyor...
Mağazada bir dünya para sayıp alacağınız kumaşı, pazarda çok ucuza bulabiliyorsunuz.
Ama dedim ya takip etmek gerekiyor vede bir de erkenden pazara gitmeniz gerekiyor :) 
Neyse efendim, dün kumaş çekmecesini karıştırırken, ne zamandır dikiş dikmiyorum birşeyler dikiyim düşüncesiyle aldım kumaşlardan birini elime dün gece...
Nasıl birşey diksem diyerekten de burda dergilerimi karıştırdım durdum...
Ve sonunda bir elbise modelinde karar kıldım. 
Aslında ne zamandır da dikmek istiyordum...
Vel hasıl ben dün gece elbise kalıbı çıkardım bir güzel, yerlere kapaklanaraktan:) 
Çünkü patronların sığabileceği büyüklükte bir masamız yok :)

2009 senesinin ağustos ayı modelindedir dikmekte olduğum elbise...
Bu elbiseyi dikiyorum 

Dün gece kalıbı çıkardıktan sonra da bugün biçtim kumaşı 

Kumaş kıtı kıtına yetti....
Tabi bundan elbisenin boyunu uzatıp, rahat hareket etmem içinde arkaya pili payı vermem de dahil :) 
Kalıpta oynamayı kağıt üzrinde değil de kumaş üzerinde yapınca bir sürü çizik oldu ama sabun olduğu için çıktı hepsi :) 


Vel hasıl kestim kumaşımı bir güzel :) 





Aslında normalde ben işaret olarak bol teyel alıyordum ama bu sefer kalıbın üst kısmını sabunla işaretledikten sonra arka kısmına işaret almak için kumaşın altına beyaz karbon koyup ruletle üsten geçince hoopp anında işaretlendi arkasıda  bende bol teyel almaktan kurtuldum :) 

Arkasında bu şekilde çıktı...
Karbon boyası çıkıyor merak etmeyin ve iz kalır diye korkmayın :) 

Sonrasında tıkır tıkır,çıkır çıkır dikiyorum efendim..
Bir tek kollarının takılıp, yaka kısmının pervazlanması kaldı ve tabi eteğini bastıracağım o kadar... 
Son halinin görüntüsü yok çünkü kumaş koyu olduğu için ve de akşam olduğu için gözükmüyor modeli fotolayınca...
Yarına biter inşaAllah, gezmekten geliyim otururum başına.. :) 
Pazartesi nasip se komşu gezmesine giderken giyerim elbisemi...
Herkese hayırlı geceler... :) 




14 Aralık 2012 Cuma

PUZZLE- BAŞLADIN MI BIRAKAMASSIN :)

Bu aralar o kadar dağıldım ki, nasıl toparlanacağım bilmiyorum...
Sıraya koymam gereken bir yığın işim var...
Dün annemin diş tedavisi vardı...
Muayenehane bir apartman dairesinde...
Apartmana girdiğimiz de o kadar kalabalık vardı ki, polisler, savcı falan...
Ne oluyor derken, meğer bir kadın ölmüş bir gece evvel iç kanamadan, polisler şüpheli buldukları içinde inceleme başlatmışlar vs.
Daha dün sapasağlam kadın dı hiç bişeysi yoktu gece ölmüş dedi doktor...
Hayat işte, asıl gerçek bu...
Yığınla işin olsa ne olur dedim  kendi kendime...

Bu aralar puzzle yapmaktayım efendim...
Bütün el işlerim beni beklerken araya birde puzzle ekledim...
İlk olarak yapabilirmiyim acaba diyerekten 500 lük bir puzzle aldım ve bir günde bitti...
Çerçeveletilmeyi epeyce bekledi ama :) 

Sonrasında dayanamadım ikinci olarak 1000'lik bu puzzle'ı aldım ve yaptım İnşaAllah böyle bir evim olur duasını ede ede :) 

Sonra iki tane daha puzzle aldım 1000 lik ve onları da yaptım daha çerçeve olmayı bekliyorlar.. :) 
Benim bitirmem gereken bir tel kırmam,  bir battaniyem, bir kanaviçe işlediğim masaörtüm , goblen işlediğim panom ve de bitirmem gereken kitaplarım var halbuki... Ha birde ara sıra el attığım incik boncuklarım.. 
Ama benim gözüm hala bu puzzle'lar da...
Hani keyifini çıkararak yapsam amenna...
Günde bir iki parça bul dimi.. yok ben kendimi paralayana kadar, o köşedeki parçayı nasıl bulamam diye didinene kadar oturuyorum başında... 
Sabahları tutulmuş kalkınca '' ya ben neden tutuldum ''diyince annem, sabahtan akşama kadar onun başında oturduğun için olmasın diye de dalga geçiyor benle :) 
Böyle işte, göz açıp kapayana kadar da hafta bitti ben yine bu haftadan bişey anlamadım...
Allah sağlık afiyet versin cümlemize... 
Başlanan şey biter nasılsa...
Herkese şimdiden mutlu bir hafta sonu diliyorum...


19 Kasım 2012 Pazartesi

İNCİR MARMELATLI KURABİYE

Dün havanın güzel olması hasebiyle, attık kendimizi bizim gelinle Bakırköy yollarına...
Başkalarıda güzel görmüş ki onlarda atmışlar kendilerini sokaklara...
Zira Bakırköy de iğne atsanız yere düşmeyecek bir yoğunluk vardı dün... 
Aslında bizim ki öylesine bir gezmeye çıkmak da sayılmazdı...
Battaniyemin biten ipliğini aramak için gitmiştim, lakin pazar pazar hangi yüncü açık olacakkiyi hiç düşünmemiştim :( 
Neyse perşembe günü Allah kısmet ederse Eminönü yollarına düşeceğim bu sefer..
İnşaAllah ipliği bulurum da bana iplikleri satan adamın canı da kurtulmuş olur :) 

Hazır Bakırköye gitmişken Mudo'ya da uğrayayım dedim.
Başka şubesinden daha önce aldığım fincanların mavisini ve yeşilini alma ümidiyle...
Zira onları aldığım şubede kalmamış mavisi yeşili hatta hiç biri :( 
Al vaktinde dimi, sonra böyle fellik fellik arasın :) 
Bahsettiğim fincanlarım bunlar 

Bunları aldığım da mavi ve yeşil gözümün içine bakıyordu al bizi de diye... 
Antika ben işte nolcak... 
Zaten alışveriş merkezleri o kadar dolu ki, değil bu fincanlar neredeyse doğru dürüst bişey de kalmamış :) 
Neyse burdan çıkıp tchibo'ya gidelim dedik gelinle...
Alması gereken birşey varmış 
O kadar kalabalıktı ki, neredeyse sırayla içeri alınacaktık 
Allah'dan aradığı şeyi buldu aldık ve çıktık hemen...
Ben bişey aldım mı evet aldım...
Nihayet beğendiğim başörtüsünü bulabildim de aldım hemen...
Ondan da bir tanecik kalmış :) 

Sonrasında bizim yeğene birşeyler bakmak için çocuk katına indik bir mağazaya girdik..
İki dakika sonra çocuk kayıp anonsu yapıldı mağazada...
Benim bütün sinirler alt üst oldu...
Saniyede on milyon senaryo geçti aklımdan..
Ya çocuğa bişey yaparlarsa, annesi ne yapacak şimdi falan filan...
Sonra çocuğu üzerinde ne olduğunu sordu oradaki güvenlik annesi tarif etti...
Pembe elbiseli bir çocuk...
Dedim bizim geline hadi çıkarım ben fena oldum... 
Tam çıkıyoruz aaaa o ne reyonların arasında pembe elbiseli bir kız 
Aaaaaaa burda dedim aradığınız çocuk...
Ohhhh bir rahatladım anlatamam 
Neyse ordan çıktık 
Dedim hadi gidelim ben daha bir vukuat yaşamak istemiyorum...
Çıkmadan paşabahçeye gidelim dedik 
Neyse girdik içeri...
Dedim ki bizim geline deprem oluyor :) 
Saçmalama dedi...
Sallaniyoruz dedim...
Alttan arabalar gidiyor dedi....
Ya hu sanki ilk kez alışveriş merkezine gidiyorum ben... 
Dedim haydi çıkalım burdan... 
Zaten vukuatsız bir alış veriş yaşamassam şaşıracağım..
Ayy yazdım da yazdım heee... 
Ben tarif verecektim halbuki...

Tarifini vereceğim kurabiyeler bunlar efendim...
Benim macera dolu Bakırköy gezintimin gölgesinde kalsalar da, lezzeti hepsini unutturacak cinsten...
Ben incir marmelatı kullandım... 
Çok yakıştı kurabiyeye...
Siz istediğiniz marmelatı kullanabilirsiniz...

MALZEMELER:

1 yumurta 
250 gr. tereyağı
1 çay bardağı nişasta 
1 bardak pudra şekeri
1 pkt. vanilya 
1/2 pkt. kabartma tozu 
Un

Üzeri için:
Marmelat
Tarçın

YAPILIŞI:

Hamuru için gerekli malzemeleri karıştırıp hamur yoğurun ve yarım saat kadar buzdolabında dinlendirin.
Sonrasında parçalar kopartıp yuvarlayın ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
170 derecede önceden ısıtılmış fırında yarı kıvamda pişirin.
Kurabiyeleri fırından çıkartıp oklavanın ucuyla ortalarına çukur yapın ve tekrar fırına sürüp pişirin.
Kurabiyeler soğuyunca üzerlerine tarçın serpip ortalarına marmalet sürün ve servis yapın..
Afiyet olsun

 

17 Kasım 2012 Cumartesi

BİR HAFTA DAHA BİTTİ....

 Göz açıp kapayana kadar bir haftayı daha tükettik, iyisiyle kötüsüyle...
Benim açımdan rutin bir hafta oldu aslında...
Çat kapı akrabalar geldi bugün...
Hoş beş faslı derken yedi gibi gittiler...
Kaldık bizde annemle başbaşa...
Kışın geceler bitmek bilmiyor adeta...
Yatsıdan sonra otur oturabildiğin kadar, yada bana mı öyle geliyor bilmiyorum...
Herkes kavuğuna çekiliyor gibime geliyor...

Bu gece annemle patlamış mısır keyfi yaptık bizde, en ev yapımı olanından....

Yanına da karışık meyve çayı, en hazırından :) 
Komşucuğumuz isviçreden getirmiş, değişik ve güzel bir harman yani;) 

Evde mısır patlatmak beş dakikayı almıyor bile...
Öyle makinaya falan da gerek yok...
Bir adet kalın tabanlı çelik tencere yetiyor da artıyor bile...
Ay şimdi bide patlamış mısır tarifi mi vereceksin diyenlere...
Evet nolmuş :) belki bilmeyen vardır diye mısırı nasıl patlattım anlatacağım :) 
Efendim şimdi bir adet çelik tencereyi alıyosunuz ateşe koyuyorsunuz
Sonracıma dilediğiniz miktarda cin mısırını içine ekleyip, azıcık sıvı yağ ve tuz ilave ediyosunuz..
Dileyen bu aşamada baharatta katabilir....( körilisi tavsiyemdir) 
Ama ben bu sefer sade yaptım...
Sonra tencerenin kapağını kapatıp bir iki sallıyosunuz ve pat pat pat patlaması için ateşin üzerine koyuyosunuz...
Hepsi bu kadar 
O patlarken sizde çayınızı hazırlayın efendim :) 

İşte patladı bile :))

Bizim evde annem mısırı kaşıkla yer...
Çünkü bir yandan örgü ördüğü için eli yağlanmasınmış...
Halbuki çok azıcık yağ koyuyorum yani yağ mağ yok ama olsunmuş...
Ona kaşıklı patlamış mısırını ve çayını verdikten sonra bende sevgili, saygıdeğer battaniyemi alıp bir yandan ördüm, bir yandan mısırımı ve çayımı hüpletip Huzur Sokağını izledim...

Harıl harıl örmekteyim akşamları...
Bugün ölçtüm yarım metreyi geçmişim...
Yani 1/4'ü bitti :) 

Kırmızı ipim bitmek üzere, işin kötüsü aldığım yerde de bitmiş ve bizim burda bir tek yerde vardı Nako...
Satıcı ''bizde iplik devamı bulunur, öyle bir sorun olmaz'' dediği için 2 tane alıp 4 tane daha sipariş vermiştim, lakin fabrikasında da yokmuş iyimi :( 
Şimdi sağa sola verdim ipliğin numarasını 
Buldundu bulundu 
Bulunamadı ben o satıcının kafasınnı kırıcam haberi yok....
İşte böyle, benden durumlar bu şekilde...
Herkese hayırlı bir gece ve hayırlı bir haftasonu diliyorum...









9 Kasım 2012 Cuma

BUGÜN'ÜN ARDINDAN...




Rahmetli annanem sağ olsaydı da, ördüğü battaniyelerin şimdi çok moda olduğunu görseydi...
Fotoğraftaki battaniyeyi rahmetli annanem yaklaşık 20 sene önce ördü...
Zaten nerde ufak bir bez,artmış bir ip görse ya kırk yamalı örtü yapardı yada böyle battaniye yada çorap vs. örerdi....
85 yaşında vefat ettiğinde hala elinde ördüğü birşeyler vardı...
Gözlüksüz iğneye iplik geçirirdi...
Hiç ona çekmemişim bu konuda...

O'na battaniye örme konusunda yada el işi yapma konusunda  çektiğim belli sanırım..
Zira  bir heves battaniye örmekteyim bu aralar....
Diz battanesi diye başlama niyetindeydim ama enini  geniş tutunca normal battaniye boyutunda örmek şart oldu artık...
Ne yapalım damlaya damlaya göl olur diyerekten bir gayret örüyorum....



Bugün öğleden sonra dışarı çıktık annemle...
Takılarım için incik boncuk almam gerekiyordu lakin burdaki boncukçuda istediğim boncukları bulamadım 
Yani bana Eminönü yolu gözüktü yine...

Hava epeyce bir soğumuş  durumda...
Bizim mahallenin kediicikleri de üşümüşler :) 

Salepi özlemiştim ne zamandır...
İki rüzgar görünce yapıverdim hemen... 
Sıcak sıcak iyi gitti doğrusu....

Bir yandan battaniyemi ördüm...
Bir yandan salepi mi yudumladım....
Orjinal saep tarifi için  tık tık

Biz rahat içindeyken savaşın ortasında olanlar ne haldedir kim bilir...
Hiç bir şey yapamıyorsak bir dua yapalım onlar için...
En büyük silah çünkü....

Herkes için huzur ve mutluluk diliyorum Mevla'dan....
Allah'a emanet olun...
Hayırlı akşamlar....



 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...